
Özel günlerimizin özel sohbetlerini paylaştığımız kuruyemiş ailesi, zengin çeşitleriyle her geçen gün zenginleşiyor. Çerez tabaklarında bir araya geldiklerinde oldukça iştah kabartan kuruyemişler kilo yapıcı özelliğine karşın sağlığa yararlı etkenlere de sahipler. Genellikle mutlu anlarımızı tamamlayan minik ve farklı tad takviyeleridir kuruyemişler. Uzun kış gecelerinde TV seyrederken gömüldüğümüz puf koltuğumuzun yanıbaşında duran sehpada, heyecan kasırgası spor karşılaşmalarında, aperatiflere eşlik eden küçücük tabaklarda bir araya gelir çerezler.Tombul biçimli fıstık, narin yapılı kabak çekirdeği, sihirli tadıyla Antepfıstığı ve bozanın arkadaşı sarı leblebi, yemeye başlayınca sonu getirilemeyen ay çekirdeği, besleyici özellikli fındık, badem, kuru üzüm, Türkiye'nin çeşitli yörelerinde yetiştirildikten sonra, evlerimizdeki küçük çerez tabaklarında bir araya geliyor ve ağızlarımızı tatlandırıyor. Bunun yanısıra artık evlerimize sadece Türkiye'nin farklı yörelerinde yetişen çerezleri değil, çok uzak diyarlarda yetişen kuruyemişler yani daha düne kadar yabancısı olduğumuz tatlar da katıldı. İşte kuruyemiş çeşitlerinden bazıları: Tuzlu fıstık extra, tuzlu fıstık, kabak çekirdek, beyaz leblebi, sarı leblebi, leblebi şekeri, çıtır leblebi extra ay çekirdeği, ay çekirdeği, dakota, Antap fıstığı, badem, kokteyl, fındık içi, kavrulmuş mısır, soslu fıstık, kokteyl Antep fıstığı, kabak çekirdeği...
TÜRKİYE KURUYEMİŞ CENNETİ
Türkçe’de ‘meyve’nin karşılığı, ‘yemiş’ ile karşılanır. Ancak, kimi kurutulmuş ve tüketime sunulmuş meyveler “kuruyemiş” adıyla anılır. Hemen hemen tüm kuruyemişler, yaş sebzenin kurutulması, kimileri de kavrulmayla elde edilir. Ve Türkiye, hem üretim hem tüketim bakımından tam bir kuruyemiş cennetidir. Öyle ki, büyük olasılıkla, dünyanın hiçbir ülkesinde, halk arasında, kuruyemiş üzerine bu denli çok deyim ve atasözü türetilmemiştir. Yine hiçbir ülkede kuruyemişçilik, Türkiye’de olduğu gibi bir “eğlencelik” sektörüne dönüşmemiştir. Ve herhalde, hiçbir ülkede, kuruyemişler, ön bölümü camlı çekmecelerden oluşan “dolap”ların içerisinden küçük ve zarif metal küreklerle alınıp, küçücük kesekağıtlarına doldurulup tüketiciye sunulmamaktadır. Tabii bu arada, Mısır Çarşısı’nın, kesekağıtlarından patlama sesleri çıkartacak denli yetenekli ve o küçük küreklerle türlü türlü gösteriler yapan kuruyemiş satıcılarını da unutmamak gerekir.(Çiçek Erdem) Türkiye’de üretilen kimi kuruyemişler, Türk mutfağının en gözde yemeklerinde çeşni olarak kullanılır. Kimi kuruyemişler, Türkiye’de yaygın biçimde “eğlencelik” adıyla anılan ve bir boş zaman geçirme ya da “sıkıntı öldürme” aracıdır da... Bu tür kuruyemişler Türk insanını gerçekten eğlendirir mi yoksa oyalar mı bilinmez ama, heyecanlı bir futbol karşılaşmasını izlerken ya da herhangi bir gerekçeyle yoğun gerilim içerisindeyken, ön dişlerin arasına sıkıştırılıp kabukları çıtırdatılarak kırılan ve yenilen bir ayçekirdeği ya da antepfıstığı tohumunun lezzetine doyum olmadığı iyi bilinir. Genellikle de farkına varılmadan yapılan seri hareketlerle parmakları ve dişleri, adeta bir makine parkının parçalarıymışçasına çalıştıran bu tür “eğlencelik”lerin, insanı gerginlikten uzaklaştırdığı ve psikolojik olarak rahatlattığı da bir gerçektir. İşte Türkiye’de yaygın olarak üretilen ve tüketilen kuruyemişlerden bir liste:
DÜNYA VE TÜRKİYE TÜKETİMİ
Antep fıstığı gerek çerezlik olarak gerekse dondurma, pasta ve çikolata sanayinde aranan bir üründür. Özellikle iç olarak kullanıldığı yerlerde renk ve lezzet üstünlüğü yönünden Türk fıstıkları tercih edilmektedir. Üretici ülkelerde Antep fıstığının yaklaşık %60-70'i tuzlu kavrulmuş kuru yemiş olarak %30-40'ı tatlı, pasta ve şekerlemede kullanılırken, ABD ve Avrupa'da %90'ı kuru yemiş olarak tüketilmektedir. Ülkemizde iç tüketim kesin olarak bilinmemekte, üretimden ihracat ve stok miktarının düşülmesi suretiyle hesaplanmaktadır. Bu da genelde Türkiye üretiminin %70 'i civarında olmaktadır. 1999/2000 sezonunda kuru kabuklu Antep fıstığı tüketimi 30.000 ton, 2000/2001 sezonunda 25.000 ton ve 2001/2002 sezonunda ise 20.000 ton civarındadır. Türkiye’de kuru kabuklu Antepfıstığı tüketimi mahsule bağılı değişmekte olup ortalama olarak 25.000 ton’dur. Ürünün kıt olduğu yıllarda tüketim 20.000 ton dolayında iken bol olan yıllarda 30.000 tona çıkmaktadır.